Karakter Boyutu :

Beldeler

      UZUNGÖL BELDESİ

                                                            

                                                           Abdullah AYGÜN

                                                   Uzungöl Belediye Başkanı

1965 Çaykara Uzungöl doğumluyum. İlkokulu Uzungöl ilköğretiminde tamamladıktan sonra eğitimime ailemin yanında yurt dışında devam ettim ve meslek lisesi inşaat teknisyenliğinden mezun oldum.

1987 yılında yurda döndüm. Halen Uzungöl'de turizm faaliyeti vermekte olan Aygün Motel Turizm Ltd. Şti'ni kurdum ve Uzungöle faydalı olacağını düşündüğüm sivil toplum kuruluşlarında gerek yönetici gerekse üye olarak hizmet vermeye çalıştım.

20 yıla aşkın süredir ikamet ettiğim Uzungöl'de, beldemin ve halkımın sorunlarını en iyi bilenlerdenim. Bu anlamda sorunların çözülmesi noktasında en iyi hizmetleri Uzungöl'e kazandırmak için 2009 mart yerel seçimlerinde halkımdan bu yönde yetki alarak Uzungöl Belediye Başkanı seçildim.

Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı turistik belde
Sık ormanları ve doğal güzelliği ile iç ve dış turistleri cezbetmektedir. Adını kıyısında bulunduğu gölden alır. Bu göl yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuştur.

Coğrafya
Uzungöl, Trabzon'a 99 km, Çaykara'ya ise 19 km uzaklıktadır. Türkiye'nin yağmur ormanlarının bulunduğu, Soğanlı ve Kaçkar Sıradağları'nın birleşim yerinde bulunmaktadır. Bu bölge aynı zamanda yerkürenin ılıman bölgede bulunan en yaşlı ormanlarına evsahipliği yapmaktadır. Bol yağış ve nisbi ılıman iklimi sayesinde yılın her mevsimide yeşildir. Demirkapı ve Soğanlı dağlarında tesbit edilmiş 60'tan fazla endemik bitki bulunmaktadır. Yabanıl hayvan hayatı açısından da zengin bir çevre içerir. Bu hayvanlardan, bozayı, karaca, vaşak, dağkeçisi türleri bulunmaktadır.Uzungöl Doğal Sit Alanı, Özel Koruma Çevresi ve Tabiat Parkı gibi koruma statülerine sahiptir. Bu göl Alüvyon set gölüne örnektir.

İklim
Uzungöl, tipik Karadeniz iklimine sahiptir. Yılın her mevsimi bol yağış alır. Yağışlar; kışın kar, yazın yağmur şeklindedir. Yaylalarda, iklimin he türü her an görülebilir. Burada 1998 - 2008 ölçümlerine göre tesbit edilen en düşük sıcaklık -12 C derecedir.
 
Ekoloji Tahribatı
Son zamanlarda Uzungöl çevresinde yapılan çevre tahribatı, yerel ve ülke basınında [1] geniş yer almıştır. Özellikle gölün çevresine yapılan stabilize yolun, gölün kaynaklanan su taşkınlarından etkilenmemesi amacıyla yapılan beton istinat duvarı, tam anlamıyla Uzungöl de ekolojik bir felaketin yaşanmasına neden olmuştur. Gölün doğal ve ekolojik yapısını alt üst eden beton bariyerlerin kaldırılması ve gölün eski doğal görünümüne kavuşturulması için çok sayıda çevreci sivil toplum örgütünün çabaları devam etmektedir.

UZUNGÖL'ÜN TARİHİ
Trabzon’a 99 km ve Çaykara ilçesine 19 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 1090 m yükseklikte bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, “Uzungöl” olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir. Özellikle yakınındaki “Şerah” köyünün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap evler, doğanın güzelliğini tamamlar özelliktedir. Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken Uzungöl, sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengindir. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlardaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü gibi diğer yaylalara geziler düzenleme olanağı vardır.Yaban hayatı bakımından Uzungöl çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır. Haldizen deresi vadisinde, heyelan sonucu dere yatağının tabii baraj şeklinde kapanması sonucu oluşan göl, çevresindeki ladin ormanları ile çekici bir peyzaj sergiler, Göl kıyısında yer alan Uzungöl yerleşmesi belediye teşkilatına sahip olup, alt yapı çalışmaları devam etmektedir. Trabzon'dan ulaşım, Çaykara'ya kadar 76 km, asfalt ve sonra da 19 km lik stabilize yol ile sağlanmaktadır. Çaykara•Uzungöl yol bağlantısının ıslah edilmesi gerekmektedir. Gölün su sathı, mevsiminde gelen su miktarı ile bağımlı olarak cüzi farklılıklar gösterir ise de, genelde boyu 1000 metre, eni 500 metre, derinliği ise 15 metre civarındadır. Gölde alabalık yaşamaktadır. Belediye tarafından hazırlanmış 1/ 2000 uygulama imar planı bulunduğu ifade edilen yerleşmede; geleneksel ahşap yayla yapılarının kuzeybatı yönündeki çayırlık yamaçlardaki konumundan, beton yapılarının kuzeybatı yönündeki çayırlık yamaçlardaki konumundan beton yapılar şeklinde göl kıyısına inmekte olduğu müşahade edilmiştir. Turizm Merkezi olarak belirlenen alanın ilgi odağı olan göl çevresinde topografya, yerleşme alanını sınırlamaktadır. Bu nedenle kuzeybatıda belirlenen turizm yerleşme alanları ise kot farkı nedeniyle daha düşük rakımlarda kalmaktadır. Bu alanlarda yer alması düşünülen Konaklama tesislerinin göl ve civarını günübirlik, aktiviteler için yoğun şekilde kullanmak isteyecekleri muhakkaktır. Bu durumda, Turizm Merkezi gelişmesinin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için göl çevresindeki yapılaşmanın kesinlikle kontrol altında tutulması gerekmektedir. Gölün Çaykara yönünden girişi bugünden büyük yapılarla (cami ve okul) kapatılmış durumdadır. Güneydoğuda yer alanda ise yapılaşma hızla artmaktadır. Halen gölün güneyinde, Haldizen deresi yanında yer alan özel sektör tarafından yapılmış bulunan 52 yatak kapasiteli ahşap bungalovlardan oluşan tesis başarılı bir uygulama olarak dikkat çekmektedir. Güneye doğru uzayıp giden Haldizen deresi vadisi büyük doğa zenginliklerine sahiptir. Uzungöl'e yaklaşık 10 ile 20 km mesafede dağların yüksekliklerinde yer alan 10' kadar ufak göl yöredeki aktivite zenginliğini arttırmaktadır. Uzungöl'e bugün bile yabancı gruplar gelerek mevcut tesiste konaklamakta ve güneydeki göllere doğa içinde yürüyüşler yapılmaktadır.

 

ATAKÖY BELDESİ


                                                            

                                                             Mustafa ONAT
                                                    Ataköy Belediye Başkanı

 

Çaykara’ya 9 kilometre uzaklıktaki Ataköy beldesi, aynı zamanda 5. Cumhurbaşkanımız merhum Cevdet Sunay’ın doğduğu yerdir. Ataköy Çaykara’nın güneyinde yer alır.

Ataköy özellikle yaylalarıyla ünlüdür. Sultanmurat Yaylası’nın çevresindeki Hanırmak, Vartan, Sarıkaya ve Cerrah yaylaları Ataköy sınırları içerisindedir. Ataköy Çaykara’da merkez belediyeden sonra ilk önce belediye olan yerleşim yeridir. 10.10.1957 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla belediye statüsüne kavuşmuştur.

Ataköy’de kamu kuruluşları olarak belediye, Sağlık Ocağı, Ruh ve Sinir Hastalıkları Bölge Hastanesi, Sağlık Meslek Lisesi, İlköğretim Okulu, Laleli, Merkez, Yeşiltepe, Vartanlı ve Tuna mahalleleri camileri ve Cevdet Sunay müze evi bulunmaktadır. Ataköy Beldesi’nde belediye başkanlığı görevini 29 Mart 2009 tarihinden beri Mustafa Onat yürütmektedir

 

         

KARAÇAM BELDESİ

                                                  
                                  Dursun Ali SEVİNÇ
                            K
araçam Belediye Başkanı


Karaçam beldesi, Osmanlıca adıyla Karye-i Ogene Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından 1969’a kadar köy statüsündeyken 1969 senesinde belediye olmuştur. Belde dört mahalleden oluşmaktadır. Doğusunda Uzungöl, batısında Bayburt’a bağlı Kavlatan Köyü, güneyinde Bayburt, kuzeyinde ise Köknar Köyü yer alır. Belde Trabzon’a 98, Çaykara’y...a 25km mesafede olup, denizden yüksekliği 1500 metredir.

Beldenin tarihçesi ile ilgili tek yazılı kaynak Hasan Umur’un Of Tarihi adlı kitabıdır. Bu kitabında yazar, beldenin Osmanlılar döneminde Hicri 961,991 tarihli tahrir defterlerindeki kayıtlarından bahseder. Yazar Of kazasının Türklerin eline geçtikten sonra 97 sene bazı köylerin gizli kaldığını ve bu köyler içinde Karaçam’ın da bulunduğunu zikreder. Bu kaynak ışığında beldenin tarihi geçmişiyle ilgili şunları söyleyebiliriz: Karaçam Osmanlılar döneminde Of kazası sınırları dâhilinde olup, beldenin ilk tahrir çalışması Hicri 961’de gerçekleştirilmiştir. Bu tarihte Kanuni Sultan Süleyman dönemine denk gelmektedir. Bu tahrir defterlerinin tutulmasının bir amacı da o bölgenin Müslim-Gayrı Müslim sayısını ve hane sayılarını belirlemekti. Beldenin tarihi ile ilgili en eski sayılabilecek bu kaynakta Hicri 961’de köyün beş hane olduğu ve bir Müslüman evinin bulunduğu belirtilir. Aynı kitapta köyün Hicri 991’de yapılan tahrir çalışmasında hane sayısının 5’ten 54’e çıktığını görüyoruz. Hicri 961’de var olan bir Müslüman evinin 991’de 54’e çıktığını görüyoruz. Bu tahrir çalışmaları beldenin tarihi geçmişinin 500 yıl olduğunu gösteriyor.

 

TAŞKIRAN BELDESİ

                                                            

                                              Refik ALBAYRAK
                                       Taşkıran Belediye Başkanı


Taşkıran Beldesi; Solaklı deresi'nin yüzyıllar boyu çağlayarak akarken oluşturduğu yeşil vadinin karşılıklı iki yakasına serpilen tipik bir Karadeniz beldesidir.

Taşkıran, Trabzon'a bağlı Çaykara ilçesinin bir beldesidir. Doğusunda Uzungöl'e bağlı Alçakköprü Mahallesi ve Mağlagamboz Yaylası, batısında yine Uzungöl'e bağlı Elmalı Mahallesi ve Çamlıbel Köyü, kuzeyinde Çambaşı köyüne bağlı Gürpınar (Sumbadiyoz) Mahallesi ve Taşlıgedik Köyü, güneyinde ise Köseli Köyü ile çevrilidir.

Arazi yapısı genel olarak yamaç olması sebebiyle tarıma elverişli değildir. Buna rağmen belde halkı bu yamaç ve tarıma elverişsiz arazide, tamamen insan gücüne dayalı, kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tarım yapmaktadır. Halkın yetiştirdiği ürünler; mısır, fasülye, patates, karalahana ... v.b. Arazinin tarıma elverişli olmaması ve erezyona müsait olması sebebiyle son zamanlarda fındık ve çeşitli meyva ağaçlarının ekilmesine de önem verilmeye başlanmışdır.

Solaklı deresi vadisinin iki yamacında serpilmiş olan Taşkıran'ın, aynı vadinin üst kesimlerinde de mezralar yer almaktadır. Bu mezralar genellikle birkaç köyün ortak kullanım alanlarıdır. Taşkıran'ın kullandığı mezraların belli başlıları şunlardır; Batı kesiminde, Tuzla, Limni ve Kadaval mezraları. Doğu yamacında ise; Manomat, Vasilaç, Telcek, Aydekale ve Yanıkdağ (Kamenoraş) mezralarıdır. Bu mezraların yöre halkı için ana yerleşim yerleri kadar önemlidir. Bir yandan hayvancılığa, bir yandan da kuşaktan kuşağa aktarılan yöre kültürüne büyük katkısı vardır.

Ekonomisi
Solaklı deresi boyunca engebeli ve dik yamaçlardan oluşan zor coğrafyanın insanları, hayvancılık ve tarımla geçinirdi. Fakat bu iki işlevi de maalesef tamamen insan gücüyle yapmak zorunda idiler.

21.yüzyılın ikinci yarısından itibaren; büyük bir bölümü Avrupa’ya olmak üzere ana geçim kaynağı gurbet olmuştur. Karadeniz bölgesi geneli itibarı ile ekonomi ve sanayi açısından diğer bölgelere oranla çok yoksun bir bölgedir. Solaklı deresi boyunca özellikle Çaykara tamamen yoksun bir bölgedir. En yakın fabrika ve iş sahası komşu ilçe olan Of'daki çay fabrikaları idi. Yöremizde ortalama üç aileden birinden bu fabrikalarda çalışan biri oluyordu. 2000'li yıllarda otomasyona geçen bu fabrikalarda çalışan sayısı azaldıkça bölgemizden bu fabrikalarda çalışanlarında sayısı her geçen gün azalmaktadır. Fakat buna karşın “Bacasız Sanayi” olarak bilinen turizm, son zamanların cazibe merkezi olan Uzungöl sayesinde yöremizde alternatif istihdam sahası olmuştur.

Otel, motel ve pansiyonlarla birlikte yaklaşık 500 yatak kapasiteli Uzungöl’e günü birlik gelip gidenlerle birlikte; taşımadan hizmete, ticaretten rehberlik hizmetlerine kadar 300 civarında yöre insanına istihdam sahası açmıştır. Bu istihdam sahasında ağırlıklı olarak Uzungöl ve civarında yaşayan insanlarımız yararlanmaktadır.

Suren deresi boyunda Telcek mevkiindeki kaynak suyu; uluslararası kalite standartlarına uygun bir su olup orta sertlik derecesine sahiptir. İlk etap da damacana ve şişe suyu olarak yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunulması planlanan su işletmeciliği halen planlama aşamasındadır. Planlandığı ölçülerde işletme tam kapasiteyle çalışmaya başladığında doğrudan ve dolaylı olarak Taşkıran ve civarında yaklaşık 200 kişiye iş imkânı sağlaması bekleniyor.

Bütün bunların yanı sıra yöre insanının birinci tercihi eğitim yoluyla sağlanan kalifiye iş alanları ve kamu istihdam alanlarıdır. Az sayıda da olsa bireysel girişimcilerimizin dolaylı olarak da olsa bölgeye sağladığı ekonomik katkı küçümsenmeyecek ölçülerdedir.

Tarihçe
Beldenin ilk defa kimlerin ve ne zaman yerleştiği kesin olmamakla beraber, eski kayıtlar ile nesiller arasındaki iletişimden 250-300 yıllık bir yerleşim yeri olabileceği düşünülmektedir.

Trabzon’un 1461 yılındaki fethinden önce Müslüman - Türk ahalisinin yerleşimi hakkında fazla bir bilgi yoktur ancak bu tarihe yakın bir zamanda Kahramanmaraş tarafından geldiği bilinen üç bilgin, yanlarında 1000 kadar genç öğrenci getirdikleri ve bu öğrencilerle beraber Of ilçesi civarında yerleştikleri, Of tarihiyle ilgili yazılan kaynaklarda mevcuttur. Sözü edilen üç bilginin mezralarının ya da mezarları olduğu kabul edilen yerler şunlardır:

1.Of - Rize arası (Eski Pazar mevkiinde)
2.Çayıroba Köyü (Yente)
3.Maraşlı Köyü (Paçan, eski metinlerde Paçan Karyesi diye geçer)
Taşkıran beldesi, yukarıda belirtilen üç bilginden birinin yerleştiği Paçanın mahallesi ya da daha doğru bir tanımlama ile mezrası durumundaydı, ancak vadinin söz konusu yakasında iki büyük köyün (Paçan ve Şarah) sınırını oluşturduğu için merkez köy olan Paçana bağlı diğer mezralardan daha önemli bir konuma sahipti. Bugün Uzungöl ile Taşkıran beldesi arasında mevcut olan sınırlar eski belgelerde Paçan ile Şarah arasında bahsedilen sınırların tıpa tıp aynısıdır. Hiçbir değişiklik olmamıştır.


Taşkıran Beldesi'nin bildiğimiz isimleri sırasıyla şöyledir:
1961 öncesi Çoroş köyü (ya da mahallesi), 1961 den 1999 seçimlerine kadar Taşkıran köyü ve bu tarihten sonra Taşkıran beldesi olarak isimlendirilmiştir.

Tarihsel olarak bildiğimiz bilgilerin hepsi kesin belirtilmiş yazılı bir belgeye dayanmamaktadır. Çoroş Köyü olarak müstakil hale gelmesi 1870 li yıllara dayanmaktadır.. O tarihlerde Çaykara'dan Uzungöle kadar olan hat üzerinde 2 büyük köy bulunmaktaydı. Bunlardan biri Paçan (Maraşlı ve çevresindeki köyler) diğeri ise Şarah (Uzungöl ve ona bağlı mahalleler).

Takriben 150 yıl öncesine kadar Çoroş’ta yaşayan insanlar ölülerini Paçan merkezine yakın ve bugün Aşağıkumlu köyünde bulunan mezarlığa gömdükleri biliniyor yani, müstakil bir mezarlığı o tarihlerde bulunmuyordu. Bugün beldedeki mezarlıklar incelendiğinde bu bilgilerin doğrulandığı görülür.

Yukarıda söylenenlerin ışığında Taşkıran beldesinde ilk yerleşimin nasıl başladığını bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey bu beldede bulunan insanların komşu köylerde ve hatta ilçelerde akrabalarının bulunmasıdır bu durum bize ilk yerleşimin Çoroş’ta olmadığı, merkez köylerdeki ailelerin bir kısmı merkez köyde kalırken bazılarının mezra olarak kabul edilen Çoroş’a yerleşerek devamlı bir yerleşim yeri haline geldiğini söylemek mümkündür. Bunun en belirgin uygulaması halen Çambaşı köyü'nün bir mahallesi olan Gürpınar’da yaşayanların tümünün Çambaşı köyünde akrabalarının bulunmasıdır.

Taşkıran beldesi, coğrafi konum itibariyle etrafındaki köy ve mahallelerin bir tür merkezi durumundadır. Bu yakın merkezlerin telefon, elektrik hizmetleri, okul ihtiyaçları ile ulaşım hizmetleri belde üzerinden sağlanmaktadır. Çambaşı, Taşlıgedik ve Gürpınar mahallesi ile bir nevi tek köy görünümündedir. Bu sayılan yerlerle yaylalarımız, mezirelerimiz ve hatta bazı meralarımız ortak olarak kullanılmaktadır. Bunun önemli sebebi, sayılan yerler ve beldemizin eskiden Paçan köyünün mahalleleri olması ve aralarında kesin sınırların ayrılmış olmamasından kaynaklanmaktadır